Konforun Gölgesinde Emanet Unutulursa
Bir görüntü düşüyor ekrana: Meclis komisyonu toplanacak ama yeter sayı yok. Başkan telefonla arıyor birini. “Gel, sonra çıkarsın.”
O cümle oracıkta zamanın bütün ağırlığını taşıyor.
Bir görev değilmiş gibi.
Bir halkın kaderi, bir toplumun yönü, bir çocuğun geleceği değilmiş gibi.
O an şunu hissediyorum: Biz sadece kararlar değil, değerler de kaybediyoruz.
Çünkü karar alınan odada, aslında bir başka karar veriliyor:
İlkesizlik mi kolaylık mı?
Emanet mi kişisel çıkar mı?
Sorumluluk mu, görünürlük mü?
Refahı Hedefleyen Toplumlar
Çoğu ülkenin ortak ülküsü haline geldi: Refah. Konfor. Rahat yaşam.
Ama kimse sormuyor:
Refah nedir?
Kimin için refah?
Nasıl bir bedelle?
Benim için konfor, çalıştıktan sonra alınan derin bir nefes. Emekle gelen bir hakkın sessiz ödülü.
Ama bir başkası için konfor, hiç çalışmadan rahatta kalmak.
Bir başkası için sorumluluktan uzaklaşmak.
İşte tam burada ortaya çıkıyor esas fark:
Karakter.
Karakterin Kırıldığı Yer
Bir toplumun kaderi, büyük ihtilallerde değil; küçük ihmallerde belirlenir.
Komisyon toplantısına "gel, çıkarsın" diye çağrılan biriyle;
sınavda kopya çekerek öğretmen olan biri arasında bir fark yoktur.
Sadece pozisyon farklıdır.
İlkesizlik aynı köktendir.
Eğer sorumluluk bilinci karakterden değil de gözetime bağlıysa, o sistem yıkılmaya mahkûmdur.
Ve şu an yaşadığımız şey tam olarak bu:
Emanet unutuldu.
Yeni Bir Konfor Tanımı Lazım Bize
Kendi içimizde bir devrim yapmazsak, her gelen sistem aynı çürümeye gebe kalır.
Yeni anayasalardan önce, yeni birey gerekiyor.
Yasayı değil, ilkeyi temel alan birey.
Ve konforu şöyle tanımlayan biri:
“Benim rahatım, başkasının rahatsızlığı pahasına olmasın.”
Eğer böyle bir konfor anlayışı yerleşirse, o zaman meclisteki koltuklar sadece sandalye değil, emanet taşıyan tahtlar olur.
O zaman “gel, çıkarsın” değil;
“gel, kal; çünkü bu senin halkına borcun” denir.
Sonuç mu?
Bugün herkesin elinde bir tartı var ama çoğu teraziyi başkasına tutuyor.
Oysa önce kendi içimizde sormalıyız:
Ben hangi konforun peşindeyim?
Benim karakterim, sistemin neresine denk düşüyor?
Ve ben, gerçekten bu dünyayı daha yaşanabilir bir yer yapmak için neyi göze alıyorum?
Cevaplarımız kolay olmayacak belki.
Ama emin ol:
Kolay olan zaten bizi buraya getirdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder