HAL'LER
Ne hallerdeyim bir bilsen,
Cam fanusun içine koyulan ahtapot gibi,
Bir Ankara kedisi'nin gözlerine bakıp kehribar ve maviyi gören ben,
Evrim yolculuğuna tersten çıkmış Çelebi hayaliyle bazen
Midillilerle Kızıl Elma'ya dörtnala koşan atlılar gibiyim
Ah, bu haller...
Bir gün bir arkadaşına derdini anlatırmış şair ?
Sormuş ? Dert kim ?
Anlatan ne ?
Şair neden ?
Arada cebindeki takkesini yoklayan İkindi ezanını geciktiren imama kızan emekli amcayım
Kıblem mi ? O nerede ?
Yanıma aldığım görünmez mizahım,
pardon mizanım,
olmadı mezarım.
Sahi ya ? Yanıma aldığım neyim ?
Sahi ya? Ne hallerdeyim ?
Gastrotarihçiye sormuşlar?
Aşk karın doyurur mu?
Demiş:
Her gördüğünü ot sanma,
Her gördüğüne dokunma,
Yiğit dediğin bulur her zaman bir lokma
Bilmez misin sen Anaerkil anlamını,
Her yiğidin yoğurt yeyişi farklıdır derler.
Sahi ya! Yoğurttan mı ? Yiğitten mi ? Yoksa Anasından mı ?
Okudun işte, buldun mu kendinden birşeyler ?
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler...
Temmuz 2025
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder